2009 veya 2010 yılıydı. Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından organize edilmiş uluslararası katılımlı bir toplantının simültane tercüme işini Başaran Yeminliyim Tercüme Bürosu olarak biz almıştık.Tercümeyi simültane tercümanlarımızdan Barış Yıldırım yapacaktı. Toplantı saati geldi, konuşmalar başladı. Barış Bey tercümeyi çok iyi yapıyordu. Konuşmacı konuşmayı kağıttan okuyarak yapıyordu. Buna rağmen Barış Bey hiç duraksamadan tercüme ediyordu. Tercüme boyunca bir defa bile kekelemedi veya duraksamadı. Nihayet ara verildi. Arada, Londra’da yüksek lisans yapmış belediyenin dış ilişkiler başkanına “Tercüme nasıldı?” diye sordum “Çok iyiydi ama sanki tercüman biraz hızlı gidiyordu” dedi. “Hızlı mı?” diye teyit etmek istedim “Evet sanki biraz hızlıydı” dedi. Tercümenin muhatabı olan yabancı konuklara sorduk, “No, it is good” dediler. Bunun üzerine toplantının ikinci oturumunda tercüman aynı şekilde devam etti. Bu sefer farklı bir konuşmacı vardı. O da konuşmayı kağıttan okuyordu. Tercümanımız önünde hiçbir kağıt olmadan, tercüme edilmedik hiçbir kelime bırakmadan harikalar yaratarak hızlı bir şekilde tercüme yapıyordu. Nihayet program bitti programı düzenleyenler böyle maharetli bir tercüman getirdiğimiz için Başaran Tercüme Bürosunu ve tabii ki tercümanı tebrik ettiler. “Tercüme harikaydı”dediler.
Tercüme nasıl fazla hızlı olabilirdi? Tercüman konuşmacının hızına ya ulaşır diye ulaşamaz. Ya bazı yerleri atlayarak konuşmacanın hızına ulaşmaya çalışırdı ya da eksiksiz bir şekilde tercüme ederek yine konuşmacının hızına ulaşmaya çalışırdı. Aksi halde tercüman konuşmacının gerisinde kalır, Ya da kimi yerleri atlar, kimi yerleri tercüme etmeden geçer, kör topal bir tercüme yapmaya çalışırdı. Bizim tercümanımız hiçbir yeri atlamadan mükemmel bir şekilde tercüme yaparak konuşmayı kağıttan okuyan konuşmacanın hızına ulaşmaya çalıştığı için organizasyonu düzenleyenler tercümanı fazla hızlı bulmuşlardı.TOBB, bakanlıklar, ekonomi kurumları ve daha birçok yerde simültane tercüme hizmetleri sunduk. Hepsinden memnun kalındı.
Simültane Tercüman Nasıl Bu Kadar Mahir Olmayı Başardı?
Zaten tercüman tercüme yaparken yanında kendisini dinlemeye gelen stajyer bir arkadaşını getirmişti. O da zamanında başkasının yanında stajyer olarak tercüme kabinlerine girmişti. Bu iş usta çırak ilişkisi ile öğreniliyor. Sadece okuyarak veya kendi kendine denemeler yaparak olmuyor.
